|
Cosmogirl Dergisi’nin bu ayki konuk yazarı Kolera. Kolera temasını ”mutluluk” olarak belirledi.Cosmagirl’ün şubat basımını tüm gazete bayiilerinde bulabilirsiniz.
okumak için tıklayın

Melankolia Müzik
Sagopa Kajmer ve Kolera Röportajı Bugün Milliyet Gazetesi’nde.Bolca makaslanmış röportajı hemen okumak için buraya tıklayın
Melankolia Müzik

Yusuf Cemal Öz’ün Ajans5 için Kolera ile gerçekleştirdiği röportajı okumak için tıklayınız:
Melankolia Müzik

Kolera’nın yeni röportajını okumak için Son İstasyon Dergisini 17 Ağustostan itibaren N&T mağazalarından ve kitabevlerinden temin edebilirsiniz.
Melankolia Müzik
Haber 3 ‘ün Kolera ile gerçekleştirdiği röportajı okumak için tıklayınız:
http://www.haber3.com/author_article_detail.php?id=105142
Turka özel: Kolera ile Röportaj
Esen Güler Özyavuz, nam-ı diğer rap müziğindeki tanınan ismiyle Kolera, Türkçe Rap’in kralicesi, kelimelerle dans eden bir sair, yaptigi basarili eserleriyle turkce rapin nabzini tutmakda…
2 ay once Magazine Turka ekibi olarak Sagopa Kajmer roportaji ile sizlerleydik bugun ise Kolera roportaji ile tekrar sizlerleyiz. Bu samimi ve okumakdan zevk alicaginiz roportaj icin bizi kirmayip roportaj teklifimizi kabul eden Kolera’ya sonsuz tesekkur ediyoruz.
ve iste Kolera…
Ilk basta herkesin merak ettigi bir soruyla baslamak istiyoruz. Liriklerini yazarken nelerden ilham aliyorsunuz ?
Kolera: İlk olarak müzikten ilham alıyorum,müziğin bana hissettirdiklerine gore kelimeler dökülmeye başlıyor,kendi yaşadığım ya da başkalarının yaşadığı herşey bana ilham verebilir…illa bir olaydan etkilenip yazmam bazen sadece duygularımdan bahsetmek isterim,ilham kendi içimden geliyor kimisi de rakam gördü mü hemen onları çarpmak bölmek ister,ben de öylece yazmak istiyorum.
Underground piyasasına sürekli sunduğunuz ve download izni verdiğiniz parça ve albümlerin yanı sıra,resmi sitenizde de gerektiği zaman açıklama ve gelişmeler üzerine aydınlatıcı yazılar sunuyorsunuz…Bu tür hediye türü projeler fanlarınızı oldukça memnun ediyor.. Çok amaçlı kullandığınızı varsaydığımız resmi sitenizden fanlarınızı da bir çok organizasyonda topluluk,birlik halinde görmek mümkün… Böyle bir kitlenin belli bir bölümüyle beraber seyahat ederek bir turne fikri bana her zaman ilgi çekici bir organizasyon olarak gelmiştir..Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kolera: Güzel bir hayalmiş Dinleyicilerimizin büyük bir kısmı henüz ailesi ile yaşıyor,kendi cumhuriyetleri olmadığı için bunu biraz zor buluyorum.
Rapinizdeki en buyuk ozellik ve farklilik nedir?
Kolera: Kafiye olsun diye anlamsız kelimeleri üstüste dizmem içi dolu cümleler kuruyorum ve nakaratları güçlü parçalar yapıyorum,back vocallerimin de kendime has olduğunu düşünüyorum,yine de dinleyicilerimin cevaplamasını tercih edeceğim bir soru bu,böyle konuşunca kendini övmek gibi oluyor ama berbat işlere imza atıp kendini Madonna sananların dünyasındayız ben en azından sadece yapabildiğimi söyledim.
Sizin icin en anlamli ve soylemeyi sevdiginiz parca hangisi?
Kolera: Parçalarımı ayırmıyorum hepsi anlamlı benim için ama sahnede ‘’bir bilsen sen’’ adlı şarkımı okumayı çok seviyorum.
Turkiyedeki Rap hakkinda ne dusunuyorsunuz?
Kolera: Kendi müziğimle ilgilenmekten başkalarınınkini pek takip edemiyorum ama genel olarak çok bayağı ilerliyor,Türkçe Rap salak müziği deseler savunamıyorum çünkü Mc’ler bir yerde hata yapıyorlar,ilk kayıtlarını tüm internete yayıyorlar ve kötü tanınıyorlar,Türkçe Rap te bu kirlilik hasebiyle tantana müziği olarak anılıyor halbu ki her Mc belli bir seviyeye gelene kadar kendini saklasa piyasaya bomba gibi düşerdi..Bizler de sadece iyi olanları dinler kötülerle vakit kaybetmezdik ama bu durum Amerika’da da aynı hatta orada daha kötü çünkü onlar karınca gibi fazla.Radyo Mic Beatz için program hazırlarken 50 albüm dinleyip 3 parça seçebildim,durum bu…
Yakında katılım süresi sona erecek olan Kafile 2 albümü underground konsept taşımakta… Bu albümden performansa göre Kuvvetmira ekibinde yer alacak isimler olacak mı ? Veya şu anda aklınızda olan ve yakında oluşumunuzda yer alması olası bir isim var mı ?
Kolera: Bireysel olarak yardımcı olacağımız Mc’ler olabilir,albümleri Melankolia’dan çıkabilir ama Kuvvetmira üyesi olacaklarını sanmıyorum, en son böyle bir karar almıştık, kararımızda sabitiz tabi ama Sago bir istisna yapmak isterse o müstesna…
İşiniz gereği underground çalışmaları dinlediğinizi varsayarsak, gerçekten dinlenmeye değer çalışmalar elbette ara sıra kulağınızda yer edinmiştir… Bünyenize almayı isteyeceğiniz kadar iyi olan bir underground isme teklif yollamayı düşünür müsünüz? Yoksa oluşuma alınan isimler hep kendilerinin başvurusuyla mı oldu bugüne kadar?
Kolera: Kafile 2 ile bir kapı daha açtık,herkesi bekliyoruz,kimse tek tek keşfedilmeyi beklemesin çünkü Underground Türkçe rap dünyası çok büyük bir dünya apayrı bir gezegen olma yolunda ilerliyor,neredeyse Türkçe Rap dinleyicisinin yarısı aynı zamanda bu müziği icra da ediyor.O nedenle kimse kendini keşfedilecek elmas gibi ipek mendillere sarıp beklemesin,bir fırsat kapısı varsa oraya doğru koşsun,siz hedefinizin peşinde yorulmadıkça,o çıkıp gelmez,geliyorsa da büyük şans…
Sözleriniz zaman zaman eski ya da az bilinen sözler kullanmanız nedeniyle sözlük gerektirse de gerçekten çok anlamlı olmakla beraber, kafiyeleriniz ve de nakaratlarınız ile de kitlenin ilgisini çekiyor… Şarkı sözünü oluşturma süreniz ilham geldiği an ne kadar sürüyor ve şarkı sözlerinizi yazdığınızda şarkı ismini neye göre seçiyorsunuz?
Kolera: Ben Sagopa Kajmer gibi zor farsça kelimeler kullanmıyorum, kullandığım kelimeler günlük hayatta da kullandığım kelimeler;mesela biri bardağıma su koyarken yeterli demem kafi derim,bunun için sözlüğe gerek duymuyorum ama belki bildiğim için bana herkes biliyormuş gibi geliyor da olabilir yani haklı da olabilirsiniz..
Şarkı oluşturma sürecim değişkendir,bazen bir kerede yazar okur kaydederim,bazen müzik yokken birşeyler karalamışımdır o karaladıklarımı kullanırım,eklerim,çıkarırım,bir anda kendimi yorgun hissedip parçaya sonra devam etmek üzere yarım da bırakabilirim.Sago 1 kerede kayıt etmekten yana ama ben farklı çalışıyorum bu bazen ara vermek bana iyi geliyor aklımı toplamış oluyorum çünkü sürekli aynı beat üzerine çalışınca bir sure sonra müziği hissetmek zorlaşıyor benim için ara verince tazeleniyorum ama bu iştaha bağlı 1 seferde kaydettiğim çok fazla parça var.Tracklerin İsimlerini de daha çok parçanın anatemasını yansıtan cümlelerden koymayı seviyorum.
Konserlerinizde gelen kitle her zaman sizleri memnun edecek seviyede. Kapalı alanlarda mı konser vermek daha elverişli yoksa son günlerde gerçekleştirdiğiniz gibi festival,stad sahneleri mi ?
Kolera: Dinleyiciyi rahat ettirecek genişlikte ise ben kapalı mekanı tercih ederim akustik açısından her zaman daha iyi oluyor..kapalı alanın ayrı bir atmosferi oluyor bunu da daha çok seviyorum underground ruhuna daha yakın buluyorum..ama mekana anca sığmışsak o dolulukta nefes almak biraz problem yaratmaya başlıyor özellikle ilk yarım saatten sonra,o zaman açık havada olmayı diliyorum…..
Giderek artan vokaliniz ve de nakarat okuma beceriniz var.Kendinizi bu konuda eğitirken nelerden faydalandınız?
Kolera: Dua ettim,en çok Allah’ın yardımıyla oldu bu iş çünkü benim gerçekten nakarat okumaya pek yeteneğim yoktu.Eh tabi çalıştım kendimce yazdıklarımı okumayı denedim kaydedip dinledim,olmadı,tekrar kaydettim çünkü nerede hata yaptığımı biliyordum o hataları erite erite artık aklıma gelen melodileri okuyabiliyorum…Yine de ince notalarla pek iyi arkadaş sayılmam.
Bir çok iyi kötü mc gerek normal parçalarında gerekse disslerde küfürü çok kullanmakta..Argonun yerine göre kullanıldığında ayıba vurulmayacak bir silah olduğunu varsayarsak, sizin kötü yolda ilerlemekte olan gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Kolera: Her insan hayatında küfür eder,biz yapmacık değiliz olduğumuz gibiyiz martavalları artık bir kenara konulsun.Evet herkes küfreder ama bu övünülecek bir erdem değil ki ..Bu bir kızgınlık anı değil ki,kazayla ağzından kaçsın ve sen o fırlayan oku geri tutamayasın..Bu bir sanat..mikrofon orada, kayıt etmen için zaman orada,küfür ancak kazayla ağızdan kaçmalı,kendi aramızda kirli konuşmak bir tercih bir tarz olabilir ancak iş sanata gelince küfrün sanatı olmaz eğer olur diyen varsa en güzel dizini biz yazarız bundan basiti yok bizim için hatta bizden iyisini ilkokul öğrencileri yazar çünkü onlar yeni moda küfürlerin içinde büyüyor… küfür etmemek iyidir-küfür etmek kötüdür,bunu ahlak sahibi herkes böyle bilir,buna göre küfrü savunan ahlaksızlıktan asilikten hoşlanıyor demektir,bundan hoşlanan böyle şarkıları dinler,hoşlanmayan da bizi dinler çünkü biz coşkuyu küfürsüz de yakalıyoruz.
Kariyerinizde keske yapmasaydım dediğiniz hatalarınız oldu mu hic?
Kolera: Oldu ,hala da oluyor…Ben hem duygusal biriyim,hem de en az diğer insanlar kadar aptal olabiliyorum ,kim her an pervasızca zekiliğini ve soğukkanlılığını yahut profesyonelliğini koruyabilir ki?Beşerler zaman zaman şaşarlar,yine de benim pişmanlıklarım iyi niyetimden yaptığım şeyler üzerine,bazen siz iyi birşey yaptığınızı sanarsınız ama onu haketmeyen birine yaptığınız için başınıza kötülük kesilir…
Son çalışmalarınızda tasavvuf türü üretime dayalı söz ve vurgu planlamasında ilerlediğinizi görüyoruz..Buna belli bir kararın ardından sonra mı başladınız,yoksa değişen veya artan dini duyguların şarkılarınızda yer alan bir tepkimesi mi ?
Kolera: Ben bir plan kurup plana gore yazmam,artan manevi duygular doğru cevap,onların yansımaları kalemimi etkiliyor,ne ile meşgulse ondan bahsediyor insan…bazen aştkan,bazen kederden,bazen alınganlıklardan,bazen tanıdıklardan,nihayetinde yazı sahibine aittir…
Rap muzigi disinda ilgi alanlariniz varmi?
Kolera: Büyük bir sinema severim.Çok fazla film izledim,izliyorum,zaten evdeki en büyük sıkıntı yeni aldığımız filmlerin eskiden izlemiş olduğumuz filmler çıkması.En çok gerilim-korku,dram ve biografileri izlemeyi seviyorum,müzik gruplarının biografileri hariç onları sıkıcı buluyorum.Fotoğraflarımı kendim çekiyorum bazılarını Sago çekiyor Sagopa’nın da fotoğraflarını ben çekiyorum,bu da ayrı bir zevk benim için, onların üzerinde photoshopla birşeyler yapmayı seviyorum şu günlerde dinleyicilerimin fotoğraflarını yapıyorum İnziva albümümle resim çekiliyor ve bana yolluyorlar ben de shoplayıp imzalıyorum,sitede paylaşıyoruz,yine benim ilgi alanlarım benimle ilgilenenlerin etrafında dönüyor.
Hollandayi nasil bilirsiniz?
Kolera: Hollanda’dan siyah lale tohumu almak istemiştim yoktu ancak satıcı 5li bir paketleri olduğunu söyledi 5 renk 1 tanesi siyah açıyor dedi ben de hemen aldım heyecanla anneme götürdüm o ekti her gün telefon açıp anne siyah lale çıktı mı diyordum o da kızım çıkarsa ben ararım seni diyordu ve nihayetinde 5 tohumda pembe çıktı Hollanda deyince aklıma ilk olarak bu olay geliyor.2. olarak ailelerimize peynir almıştık eksik vermişler Türkiye’de anladık laleden daha büyük kazıktı aslında ama lalelere daha çok üzülmüştüm.
Bunları gülelim diye anlattım tabi bunlar bir yana Hollanda mükemmel bir ülke o sevimli evler her evin penceresinde çiçekler,gönlünce yol boyu otlayan tombiş inekler,halkın sadece kendiyle meşguliyeti başkalarını bakışlarıyla taciz etmeyişi bunlar güzel şeyler tüm bunlarla Hollanda yaşanılası bir ülke,kim istemez ki böyle bir yerde yaşamayı?
Ancak Amsterdam’a inince korku sarıyor,bütün o korkunç günahlar alenen işlenirken vuran çan sesiyle ürkmemek mümkün değil Amsterdam çok büyülü bir yer beni çok etkiliyor aslında ama aynı zamanda ürkütüyor da…Deniz seviyesinden bu kadar düşük olması bu günahlarla büyük dezavantaj Allah orada yaşayan bütün kardeşlerimizi korusun.Biraz dramatik oldu ama gönlümden geçti söylemek sürç-ü lisan ettiysek affola..
13 Haziranda Hollanda’nin Tilburg kentinde Sagopa Kajmer konseri var, Bu konserde sizde sahnede olucakmisiniz?
Kolera: Olmak isterdim ama malesef yokum.
Hollanda’daki Turkler arasinda bircok hayraniniz var, Hayranlariniza demek istediginiz birsey var mi?
Kolera: Mesafelerin önemi yok biz hep beraberiz,onları çok seviyorumuzak olsa da mesafeler. Yanımda olduğunuz için teşekkürler.
Hollanda’daki Turkler ve Magazine Turka adina tesekkur ediyoruz, eklemek istediginiz birsey?
Kolera: Ben de sizlere teşekkür ediyor ve Hollanda’daki bütün Türk kardeşlerime selamlarımı söylüyorum.
Tesekkur ediyoruz…
Hazirlayan: Ali Eren – magturka.com
Resimler: Melankolia.com.tr
Melankolia.com.tr, Magazine Turka ekibi ve Can Coskun’a yardimlarindan dolayi tesekkurler…
Sagopa Kajmer roportaji icin Tiklayiniz!
Magazine Turka Kose yazari olmak istermisiniz? Basvuru icin Tiklayin!



Kolera KOLERA - KOLOSTROFOBI (2008) KOLERA - INZIVA (2008) SAGOPA KAJMER & KOLERA - IKIMIZI ANLATAN BIRSEY (2007)  1998'de rap dünyasına adım atan Esen Özyavuz, nam-ı diğer Kolera, kısa sürede Türkiye’de rapin kraliçesi olarak anılmaya başladı.  2006 senesinde Sagopa Kajmer ile evlenen Kolera'nın biri Sagopa ile düet olmak üzere 3 adet albümü bulunuyor. Albüm dışı da birçok şarkısı bulunan Kolera şu anda Sagopa Kajmer'le birlikte bir düet albüm çalışması içerisinde.
Geçtiğimiz haftayı tatilde geçiren Kolera ile yeni albümleri öncesinde bir röportaj yapalım istedik, sağolsun bizi kırmadı.
Şu günlerde Sagopayla birlikte yeni bir düet albüm çalışması içerisindesiniz. Epey yoğun olmalısınız. Nasıl gidiyor albüm çalışmaları?
Kolera: Gayet güzel gidiyor çok şükür. Solo albümlerimizin tadı ayrı düet albümlerimizin tadı ayrı oluyor bunu sevenlerimiz kadar biz de hissediyoruz. Birkaç şarkımız hazır, çok güzel altyapılar var. Ramazan’da kayıt yapamayacağız ama var gücümüzle çalışıp çok bekletmemeye gayret edeceğiz.
Bu düet albümden sonra yine solo albüm gelecek mi?
Kolera: İnşallah. Zaten bizde prodüktör tek olduğu için her şey sırayla yürüyor,. Önce sololarımız çıktı, şimdi tekrar düet albüm çalışmalarına girdik. Onu takiben önce Sagopa ardından ben solo albümlerimizi arz etmeye devam edeceğiz. Sagopa aynı zamanda yeni solo albümünün altyapılarını da hazırlıyor. Çok güzel gidiyor aslında 2 çalışma birden yürütüyor diyebiliriz. O yüzden benim de sıram çabuk gelecek gibi: )

İnziva albümünüzde manevi yön ağır basıyordu. Yeni albümünüzde maneviyatın payı ne ölçüde olacak?
Kolera: Henüz solo albüm çalışmalarına başlamadım, önce düet albüme kanalize oldum. Elbet maneviyat her zaman sözlerimizde olacak,nihayetinde yine kalbimde ne varsa kalemime yansıyacaktır.
Çoğu sanatçının iki albümü arasında uzun süreler olurken siz neredeyse yılda bir albüm çıkarıyorsunuz. Üstüne üslük iki albüm arasını EP ve hediye şarkılarınızla dolduruyorsunuz. Nedir bu işin sırrı?
Kolera: Bunun sırrı tembel olmamakta saklı, hepsi bu. Biz karıncalar- arılar gibi çalışıyoruz. Avantajlarımız da var mesela diğer sanatçılar gibi başkalarının bize müzik yapmasını beklemiyoruz, bizi anlatan müzikleri yapamıyorlar gibi streslerimiz de yok, başkalarının kendi duygularıyla yazdığı sözleri kendi duygularımızmış gibi de okumuyoruz, sözlerimizi de kendimiz yazıyoruz. Kendi müzik şirketimiz de var, bu yıl 4 yaşına girdi. Diğerleri mağaza ise biz ürünü sıfırdan meydana getiren fabrika gibiyiz. Herşeyimizi kendimiz yapıyoruz, buna bağlı olarak herkesden çok çalışıyoruz. Kısacası onlar bu kadar zor albüm çıkarıyorsa tembellikten.
Peki bu kadar sık şarkı çıkarmanız dinleyicilerinizin beklentilerini yükseltmiyor mu? Sizden daha sık şarkı bekleyen dinleyicilerinizin beklentilerini karşılayamamaktan korkmuyor musunuz?
Kolera: Korkmuyorum çünkü sevenlerimiz yüzsüz insanlar değil, biz yeni şarkılarla geldikçe onlar aman kendinizi yormayın, kendinizi de düşünün, hep bizim için çalışıyorsunuz, biraz da dinlenin diyorlar. Bazen doyumsuzca davrananlar da oluyor ama onlar da sevgiden öyle davranıyor yoksa sabırlı olmayı çoktandır biliyorlar. Sık şarkı beklemelerini düşünmeden kendi isteğim doğrultusunda çalışıyorum, yoksa her hafta bir şarkı yapacak potansiyele sahibim ama şarkılarımı değersizleştirmem, zaman aralıklarını iyi hesap ediyorum.
Melankolia Fan ile bir aile gibisiniz. Aranızda büyük bir sevgi ve muhabbet var. Sizi ve Sago’yu ablaları ağabeyleri gibi görüyor, örnek alıyorlar. Bu sizde bir sorumluluk duygusu oluşmasına neden oluyor mu? Bu sevgiden ve ilgiden korktuğunuz oluyor mu?
Kolera: Sevgiden korkmak? Asla. Hayatımdaki tüm boşlukları sevenlerimle dolduruyorum, onlara büyük bir minnet borcum var, beni bu denli destekledikleri ve yanımda oldukları için çok mutluyum. Sonuçta kimse sizi kara kaşınız kara gözünüz için sevmiyor ben bir sene sessiz kalayım beni takip edenlerin sayısında düşüş olacağına eminim. Bu sevgi çalışmamın ve üretmemin bir ürünü, hiç kimsenin çalışmadığı kadar çok çalışıyorum diskografim bunun ispatıdır. Bu kadar sevilmek peşinde sorumluluk duygusunu ister istemez getiriyor, yanlış bir şey söylemeyeyim yanlış bir şey giymeyeyim yanlış bir davranış yapmayayım diyerek yaşanmaz herkes kendini sergiliyor, ben de öyle, benden bir zarar gelmez beni olduğum gibi seviyorlar o yüzden bir korkum yok. Eğer sahte olsaydım aman yanlış bir şey kaçırmayayım diye çırpınarak yaşardım.
MF’den sizi düğün, iftar ya da başka özel günlerine davet edenler oluyor mu?
Kolera: : ) Evet fazlaca davet geliyor ama hiçbirine katılamıyoruz çünkü karşılayabileceğimiz boyutta istekler değiller, birkaçına güç yettirip gitseniz bu sefer davetine katılmadığınız kişilere ayıp etmiş olursunuz, adaleti sağlamanın tek yolu olarak davetlere malesef katılamıyoruz. Zaten bu davetlere yetişmek inanın imkansız çünkü 3-5 davetle bitmiyor. Gönül herkesi mutlu etmek ister ama imkanlar dahilinde bu yüzden bizler ancak hediye şarkılarımızla ya da ufak tefek hediyelerle minnetimizi sunmaya çalışıyoruz.
Kolera’nın artık kendine özgü, oturmuş bir tarzı var. Peki bu tarz oluşmadan önce yaptığınız şarkıları tekrar elden geçirmeyi düşünüyor musunuz?
Kolera: Geçende yıllar sonra La Kayyume İlla Hu adlı şarkımı dinledim çok değişik hissettim ve aklımdan o altyapı üzerine tekrar bir şeyler yapmak geçti, fakat yeni şeyler yapmak fikri bende her zaman ağır basıyor. O yüzden eskileri pek kurcalamıyorum, hep yeni şarkıların peşindeyim. Ne de olsa onlar benim geçtiğim yolda geride bıraktığım eserlerim olarak yaşamlarına hep devam edecekler.
Türkiye’de manevi unsurlar bulunduran şarkılar yapıp da bu kadar çok sevilen siz veSago dışında sanatçı yok. Bu sevginin karşısında manevi unsurlara çokça yer verdiğiniz için eleştirenler, tepki gösterenler de oluyor mu?
Kolera: Oluyor, malum tayfa dini kullandığımızı söylüyor, sakalımızdan gözümüzdeki sürmeye verip veriştiriyorlar. Biz de diyoruz ki onlar bize değil Peygamberimiz SAV.’e düşman! Bu sakal, bu sürme onun sünnetidir. Kendi sanatlarıyla bizi alt edemediklerinden maneviyatımızdan yakalamaya çalışıyorlar, kendileri yalanlarıyla baş başa kaldı, maymun gözünü açtı 3-5 kalbi kararmıştan gayrısı artık onlara inanmıyor. Bizim dinleyicilerimize gelince biraz afallayanlar da oldu ama hiçbir zaman maneviyatı kullandığımızı düşünmediler ve nihayetinde alıştılar, gayrısını söyleyen çaresiz tayfa hadlerini aşıp maneviyatımıza da küfrediyor. Biz bir şeyleri kullanmak isteseydik bu maneviyat olmazdı çünkü sırf bu yüzden ambargo görüyoruz, kliplerimiz ya şarkı sözlerimizin maneviyatı nedeniyle ya da sakal sünneti nedeniyle yayınlanmıyor. Ben bir şeyi kullanacaksam neden rağbet görmeyen bir şeyi kullanayım ki? Oramı buramı açsam daha çok yayınlanırdım. Nasıl kalpleri var size söyleyeyim, Kur’an-ı Kerim’de bahsedilen o mühürlü kalplerden var onlarda! O yüzden ne gerçeği görüyorlar ne de kendilerini düzeltiyorlar. Ölüm hepimiz için ve sual var ya biz gerçekten yalancı değilsek bu kadar atıp tuttukları için Allah Teala onlardan sormayacak mı? Zaten onların maneviyatı olsaydı bu şekilde konuşmaktan geri durur ihtiyatlı olurlardı, sarhoş sarhoş partileri karışlayacaksın sonra benim maneviyatımı kurcalayacaksın, ne hakla? Onların iman tazelemesi gerek, fıkıh hükümlerine göre bunları söyleyenler yıllardır yaptıkları ve konuştukları sebebiyle çoktan kafir oldular. Bu benim değil Allah-u Teala’nın sözüdür! İnsanın kalbi kararmasa ne diye sünnet olan bir şeyi yaptığın için sana düşman kesilsin? Ben onlara yarısı açık badiler giydikleri, kısacık şortlu resimler verdikleri için düşman kesilmiyorsam onların da benim maneviyatımı sorgulamaya hakları yok. Klipte kadınlara arkadan yanaşıp kıvır yavrum şarkılarını yapan biz değiliz onlar, o halde maneviyatını sorgulaması gereken kişiler biz değiliz bizzat kendileri.
Şarkı sözlerinizde Allah dostlarının isimlerine ve sözlerine yer veriyorsunuz. Sözleriniz için ne gibi kaynaklardan besleniyorsunuz? İsmine ve sözlerine yer verdiğiniz Allah dostlarının eserlerini okuyor musunuz?
Kolera: Sözlerim için kaynaklardan değil kendi maneviyatımdan besleniyorum ama bu maneviyat ateşini körükleyen şey yine Allah dostlarının sözleri olmuştu. Mesela Bişr-i Hafi Hazretlerini’ni anıyorum, onun herhangi bir eseri yok, sadece hayatından etkileniyorum. Onca yıl alkolik yaşa, bir anda hidayet seni yakalasın da Allah dostlarından oluver, ne mübarek bir din, ne muhteşem bir kader, büyük ibret! Şu ara okuyamasam da Mevlana Hazretleri’nin kitaplarından çok beslendim, ama onun sözlerini alıp benim şarkım diye okumadım, kendimi O’nun eteğine tutunarak yeşerttim. Mesela dedim ki:’’Celaleddin der dışına o sızar ne varsa testide’’. Ya da Mahmut Hüdai Hazretleri’nin eserleri vardır onları okumadım ancak O nun bir davranışından etkilenip bir söz yazdım; ‘’saklanacak yer yok derdi Mahmut Hüdaim’’dedim. Şeyhi dervişere görev verir herkes bir tavuk alacak ve onu kimsenin görmediği bir yerde kesip getirecek,herkes kesik başlı tavukları getirir Aziz Mahmut Hazretleri hariç. Der ki: ’’Efendim ben de kesecektim ama Allah’ın görmediği bir yer bulamadım’’. Ben de bir şarkımda ‘’saklanacak yer yok derdi Mahmud Hüdai’m’’ dedim. Özetle kalbimi onlarla besleyip şarkılarımı kendim yazıyorum ama bazen verdiğim örneklerdeki gibi sözleri kullanarak O mübarek insanları anıyorum. Bazen bilmeyenler çıkıyor, O mübarekleri araştırıyor, bazen de bilenler oluyor onlar da hatırladıkları için tekrar manevi meşaleleri körükleniyor. Sonuç her zaman iyi, Allah Dostları nın sözleri olmasa yolumuzu bulmak daha zor olurdu. Peygamber Efendimiz SAV. ‘’Peygamberlik bitti ama evliyalar, veliler, vekiller olacak’’ diye buyurmuş, ne güzel de buyurmuş.Allah C.C. hidayet yolunda velileri vesile kılmış.
Mevlana Hz. Yolda yürürken halkın bir dananın peşinden koştuğunu görür. Sahibi onu kesecek, ama o kaçmış. Halk seferber olmuş. Dana Mevlana Hz.nin yanına kaçıyor. O da bu danayı Allah için serbest bırakın diyor. Tabi Efendi Hazretlerini gören halk el pençe, siz nasıl isterseniz efendim diyorlar ve hayvanı bırakıyorlar. Mevlana Hz. büyük veli kimbilir o dana onun kulağına ne dedi? O da halka dönüp diyor ki bu hayvan bir velinin yanına sığındı da özgür kaldı, siz niye hala bir velinin eteğine tutunmazsınız?

“Bir mürşid-i kamil arıyor gözlerim” diyordunuz, aradığınız mürşid’i bulabildiniz mi?
Kolera: Buldum Elhamdülillah.Mahmud Ustaosmanoğlu Kuddise Sirruhu , Efendi Hazretleri 100 yılın müctehidi. Yani Gavsül Azam Sahibüzzaman. Allah başımızdan eksik etmesin, hiç görmedim ancak resimleriyle özlem gideriyorum. Kıyaslanacak bir şey değil elbet ama sevenlerim bari yeni resim ver bizlere de özlem giderelim diyorlar, tıpkı onlar gibiyim. Kalbim Mahmut Efendi Hazretlerinde.
Maneviyata yönelmenize vesile olan şey nedir? Eğer Sagopa ise, ona vesile olan şey ne?
Kolera: : ) İnanır mısınız bilmem ama tam tersine en başta ben Sago’ya vesile oldum, o da bana başka eksiklerimi düzeltmemde vesile oldu. Tabi herkes kendini kendi yetiştiriyor, Sago da aldı yürüdü. Farsça bildiği için çok büyük bir artısı var. Birbirimizden etkileniyoruz, okuduklarımızı ya da dinlediklerimizi birbirimize anlatıyoruz, beraber de ilim yapıyoruz. Maneviyata yönelmek diye bir şey diyemeyiz buna hatırlamak diyelim çünkü ailem beni ilkokula giderken Kur’an Kursuna vermişti, hoca bana bağırıp ceza verdi diye kurstan çıkmıştım ama onlar üzerine düşeni her zaman yaptılar. Ben küçücükken annem ‘’Hadi artık gelin namaz öğrenme vaktiniz geldi’’ deyip abimle bana namaz kılmayı öğretmişti. Lisede kendimi biraz salmıştım annem yine araya girerdi ‘’Bir Yasin oku kızım iyice saldın’’ derdi. Yani annem kapalı bir bayan değildi ama analık görevini hep yaptı. Allah ailemden razı olsun bana küçük yaşta öğrettiler bir yaratanımın olduğunu, daha okula başlamamıştım sureleri yarım yamalak ağzımla okuyordum, anneannem sağolsun çok öğretirdi. Bu tabloya bakınca doğduğum andan beri maneviyat hayatımdaydı, ailem bir temel inşa etti katları kendim çıktım, çeşitli velilerin hayatını izlemek, hocaların vaazlerine kulak asmak ve Allah-u Teala yı anmak en büyük vesilelerim.
Üçaylarda neden konser vermiyorsunuz?
Kolera: Üç aylarda bazı şeyler gerekiyor bu yüzden aklımızın dolu olmaması lazım.
Üçayları nasıl değerlendiriyorsunuz, neler yapıyorsunuz.
Kolera: İbadetler söylenmez. Elimizden geldikçe yad etmeye çalışıyoruz.
Üçaylardaki yaşantınız ve hissettikleriniz yılın geri kalan kısmındakilerden farklı oluyor mu?
Kolera: Kesinlikle çok farklı oluyor hele Ramazan geldi mi şeytanlar da bağlandığı için müthiş bir huzur yaşıyorum. Yılın geri kalanında da Allah’ı unutmuyorsunuz tabi ama o 3 ay bambaşka. Maneviyatı, hissiyatı, diğer aylardan o kadar farklı ki, yılın geri kalan zamanlarında ahh Ramazan’ı çok özledim dediğim çok oluyor. Kimisi Ramazan’ın gelişini ağırlık olarak görürken ben sevinçle yolunu gözlüyorum. Recep, Şaban ve Ramazan aylarında çok büyük hikmetler ve fırsatlar var, yolunu 4 gözle beklememek elde mi?

Türkiye’de Ramazan ve üç ayların hakkı yeterince veriliyor mu sizce?
Kolera: Maalesef verilmiyor. Ramazan sanki eğlenme ayıymış gibi herkes kuklaların, pamuk şekerlerin peşine düşüyor. Halbu ki 11 ay eğlencedeyiz, 1 ayı da farklı geçirsek olmaz mı? Zaten Recep ayı Allah CC.’nün ayı, haram ay, günahlar ve sevaplar kat kat yazılıyor. Takiben Şa’ban-ı Şerif var, Peygamber Sav.’in ayıdır, hatta buyurur ki:’’Recep ayında oruç tutanlar Şa’ban’da neredeler?’’. Yani sitemi bile var, bu ayın kıymeti bilinsin istiyor. Ramazan da biz kullarının ayı, zaten ne Recep ayını ne Şa’ban ayını hakkıyla geçirebiliyoruz. Ramazan’da da pamuk şekerin peşine mi düşelim?
Bir kitap yazıyordunuz. Bu kitabın içeriği tam olarak ne olacak? Ne zaman bitirebileceksiniz kitabı?
Kolera: Evet, yazmaya Ramazan da inşallah yine ağırlık vereceğim, ne zaman bitirebileceğim bilmiyorum. Velilerin dünyası derin umman. Onların kıssalarını derliyorum, içerik sadece bu. Aslında uygun bulunursa ‘’Kolo’nun güneş sistemi’’ adlı blog sitemden e-kitap olarak yayınlamaya başlamayı düşündüğüm oldu, her hafta 1 sayfa paylaşabilirim. Belki de öyle yapmayıp kitap olarak çıkarabilirim. Acaba hangisi daha iyi olur henüz karar veremedim. Ama e-kitap olursa print edip arşivlemelerini dilerim.
Ramazanı değerlendirme açısından sevenlerinize tavsiyeleriniz var mı?
Kolera: Gününü oruçla gecesini de ibadetlerle geçirsinler. Belki birkaç tesbih, zikir, belki birkaç rekat namaz, gücünün yettiğince ne olursa. Bazen oruç çarpar, hiçbir şey yapmazsın, o zaman da bari zararlı şeyler yapmasınlar. Efendimiz Sav. buyurmuş “Nice oruç tutanlar vardır, yanına kalan sadece açlığıdır’’. Önemli olan nefis terbiyesi, yemekten kendini alıkoyduğun gibi, kötü söz ve davranışlardan, zamanı boşa harcamaktan da uzak durmak gerek. Oruç bir kalkan gibidir, hata yaptıkça kalkan delinir ve iftar vakti yanına kalan sadece açlığındır. Sevabını yaptıklarınla daha iftar etmeden bitirmek insanın elinde. O nedenle olmadıkları kadar mülayim ve huzurlu olmalarını dilerim. Bu ayda şu msn vs işerinden uzak durabilirlerse aslında ne kadar çok boş zamanları olduğunun farkına varabilirler.Hep kendimize zaman ayırıyoruz Allah’a karşı ayıp oluyor bari bu ayda biraz kıymet bilelim inşallah.
Bu yoğun zamanınızda bize vakit ayırdığınız için Ajans5 adına çok teşekkür ediyorum. Albüm çalışmalarınızda Allah yardımcınız olsun.
Ajans5
saat 00.00′da MTV “This Is The New Sh*t” programında ve Mtv normal yayın akışında Kolera “Şekerpare” video klibini izleyebilirsiniz, iyi seyirler. Hemen izlemek için http://www.mtv.com.tr/mplay/detail.aspx?ClipId=7540
Melankolia Müzik

Tarık Sönmez’in yönetmenliğini yaptığı Kolera’nın Kolostrofobi Ep’sinde yer alan ”ŞEKERPARE” şarkısının Video Klibi bugün saat 18:40 18:50 saatleri arasında
salı günü:18:30′da ve Pazar günü :13:30 ‘da Dream Tv’de.İyi seyirler.
Melankolia Müzik
Esen Güler Özyavuz, nam-ı diğer rap müziğindeki tanınan ismiyle Kolera, Türkçe Rap’in kralicesi, kelimelerle dans eden bir sair, yaptigi basarili eserleriyle turkce rapin nabzini tutmakda…
ve iste Kolera…
Ilk basta herkesin merak ettigi bir soruyla baslamak istiyoruz. Liriklerini yazarken nelerden ilham aliyorsunuz ?
Kolera: İlk olarak müzikten ilham alıyorum,müziğin bana hissettirdiklerine gore kelimeler dökülmeye başlıyor,kendi yaşadığım ya da başkalarının yaşadığı herşey bana ilham verebilir…illa bir olaydan etkilenip yazmam bazen sadece duygularımdan bahsetmek isterim,ilham kendi içimden geliyor kimisi de rakam gördü mü hemen onları çarpmak bölmek ister,ben de öylece yazmak istiyorum.
Underground piyasasına sürekli sunduğunuz ve download izni verdiğiniz parça ve albümlerin yanı sıra,resmi sitenizde de gerektiği zaman açıklama ve gelişmeler üzerine aydınlatıcı yazılar sunuyorsunuz…Bu tür hediye türü projeler fanlarınızı oldukça memnun ediyor.. Çok amaçlı kullandığınızı varsaydığımız resmi sitenizden fanlarınızı da bir çok organizasyonda topluluk,birlik halinde görmek mümkün… Böyle bir kitlenin belli bir bölümüyle beraber seyahat ederek bir turne fikri bana her zaman ilgi çekici bir organizasyon olarak gelmiştir..Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Kolera: Güzel bir hayalmiş Dinleyicilerimizin büyük bir kısmı henüz ailesi ile yaşıyor,kendi cumhuriyetleri olmadığı için bunu biraz zor buluyorum.
Rapinizdeki en buyuk ozellik ve farklilik nedir?
Kolera: Kafiye olsun diye anlamsız kelimeleri üstüste dizmem içi dolu cümleler kuruyorum ve nakaratları güçlü parçalar yapıyorum,back vocallerimin de kendime has olduğunu düşünüyorum,yine de dinleyicilerimin cevaplamasını tercih edeceğim bir soru bu,böyle konuşunca kendini övmek gibi oluyor ama berbat işlere imza atıp kendini Madonna sananların dünyasındayız ben en azından sadece yapabildiğimi söyledim.

Sizin icin en anlamli ve soylemeyi sevdiginiz parca hangisi?
Kolera: Parçalarımı ayırmıyorum hepsi anlamlı benim için ama sahnede ‘’bir bilsen sen’’ adlı şarkımı okumayı çok seviyorum.
Turkiyedeki Rap hakkinda ne dusunuyorsunuz?
Kolera: Kendi müziğimle ilgilenmekten başkalarınınkini pek takip edemiyorum ama genel olarak çok bayağı ilerliyor,Türkçe Rap salak müziği deseler savunamıyorum çünkü Mc’ler bir yerde hata yapıyorlar,ilk kayıtlarını tüm internete yayıyorlar ve kötü tanınıyorlar,Türkçe Rap te bu kirlilik hasebiyle tantana müziği olarak anılıyor halbu ki her Mc belli bir seviyeye gelene kadar kendini saklasa piyasaya bomba gibi düşerdi..Bizler de sadece iyi olanları dinler kötülerle vakit kaybetmezdik ama bu durum Amerika’da da aynı hatta orada daha kötü çünkü onlar karınca gibi fazla.Radyo Mic Beatz için program hazırlarken 50 albüm dinleyip 3 parça seçebildim,durum bu…
Yakında katılım süresi sona erecek olan Kafile 2 albümü underground konsept taşımakta… Bu albümden performansa göre Kuvvetmira ekibinde yer alacak isimler olacak mı ? Veya şu anda aklınızda olan ve yakında oluşumunuzda yer alması olası bir isim var mı ?
Kolera: Bireysel olarak yardımcı olacağımız Mc’ler olabilir,albümleri Melankolia’dan çıkabilir ama Kuvvetmira üyesi olacaklarını sanmıyorum, en son böyle bir karar almıştık, kararımızda sabitiz tabi ama Sago bir istisna yapmak isterse o müstesna…
İşiniz gereği underground çalışmaları dinlediğinizi varsayarsak, gerçekten dinlenmeye değer çalışmalar elbette ara sıra kulağınızda yer edinmiştir… Bünyenize almayı isteyeceğiniz kadar iyi olan bir underground isme teklif yollamayı düşünür müsünüz? Yoksa oluşuma alınan isimler hep kendilerinin başvurusuyla mı oldu bugüne kadar?
Kolera: Kafile 2 ile bir kapı daha açtık,herkesi bekliyoruz,kimse tek tek keşfedilmeyi beklemesin çünkü Underground Türkçe rap dünyası çok büyük bir dünya apayrı bir gezegen olma yolunda ilerliyor,neredeyse Türkçe Rap dinleyicisinin yarısı aynı zamanda bu müziği icra da ediyor.O nedenle kimse kendini keşfedilecek elmas gibi ipek mendillere sarıp beklemesin,bir fırsat kapısı varsa oraya doğru koşsun,siz hedefinizin peşinde yorulmadıkça,o çıkıp gelmez,geliyorsa da büyük şans…

Sözleriniz zaman zaman eski ya da az bilinen sözler kullanmanız nedeniyle sözlük gerektirse de gerçekten çok anlamlı olmakla beraber, kafiyeleriniz ve de nakaratlarınız ile de kitlenin ilgisini çekiyor… Şarkı sözünü oluşturma süreniz ilham geldiği an ne kadar sürüyor ve şarkı sözlerinizi yazdığınızda şarkı ismini neye göre seçiyorsunuz?
Kolera: Ben Sagopa Kajmer gibi zor farsça kelimeler kullanmıyorum, kullandığım kelimeler günlük hayatta da kullandığım kelimeler;mesela biri bardağıma su koyarken yeterli demem kafi derim,bunun için sözlüğe gerek duymuyorum ama belki bildiğim için bana herkes biliyormuş gibi geliyor da olabilir yani haklı da olabilirsiniz..
Şarkı oluşturma sürecim değişkendir,bazen bir kerede yazar okur kaydederim,bazen müzik yokken birşeyler karalamışımdır o karaladıklarımı kullanırım,eklerim,çıkarırım,bir anda kendimi yorgun hissedip parçaya sonra devam etmek üzere yarım da bırakabilirim.Sago 1 kerede kayıt etmekten yana ama ben farklı çalışıyorum bu bazen ara vermek bana iyi geliyor aklımı toplamış oluyorum çünkü sürekli aynı beat üzerine çalışınca bir sure sonra müziği hissetmek zorlaşıyor benim için ara verince tazeleniyorum ama bu iştaha bağlı 1 seferde kaydettiğim çok fazla parça var.Tracklerin İsimlerini de daha çok parçanın anatemasını yansıtan cümlelerden koymayı seviyorum.
Konserlerinizde gelen kitle her zaman sizleri memnun edecek seviyede. Kapalı alanlarda mı konser vermek daha elverişli yoksa son günlerde gerçekleştirdiğiniz gibi festival,stad sahneleri mi ?
Kolera: Dinleyiciyi rahat ettirecek genişlikte ise ben kapalı mekanı tercih ederim akustik açısından her zaman daha iyi oluyor..kapalı alanın ayrı bir atmosferi oluyor bunu da daha çok seviyorum underground ruhuna daha yakın buluyorum..ama mekana anca sığmışsak o dolulukta nefes almak biraz problem yaratmaya başlıyor özellikle ilk yarım saatten sonra,o zaman açık havada olmayı diliyorum…..

Giderek artan vokaliniz ve de nakarat okuma beceriniz var.Kendinizi bu konuda eğitirken nelerden faydalandınız?
Kolera: Dua ettim,en çok Allah’ın yardımıyla oldu bu iş çünkü benim gerçekten nakarat okumaya pek yeteneğim yoktu.Eh tabi çalıştım kendimce yazdıklarımı okumayı denedim kaydedip dinledim,olmadı,tekrar kaydettim çünkü nerede hata yaptığımı biliyordum o hataları erite erite artık aklıma gelen melodileri okuyabiliyorum…Yine de ince notalarla pek iyi arkadaş sayılmam.
Bir çok iyi kötü mc gerek normal parçalarında gerekse disslerde küfürü çok kullanmakta..Argonun yerine göre kullanıldığında ayıba vurulmayacak bir silah olduğunu varsayarsak, sizin kötü yolda ilerlemekte olan gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Kolera: Her insan hayatında küfür eder,biz yapmacık değiliz olduğumuz gibiyiz martavalları artık bir kenara konulsun.Evet herkes küfreder ama bu övünülecek bir erdem değil ki ..Bu bir kızgınlık anı değil ki,kazayla ağzından kaçsın ve sen o fırlayan oku geri tutamayasın..Bu bir sanat..mikrofon orada, kayıt etmen için zaman orada,küfür ancak kazayla ağızdan kaçmalı,kendi aramızda kirli konuşmak bir tercih bir tarz olabilir ancak iş sanata gelince küfrün sanatı olmaz eğer olur diyen varsa en güzel dizini biz yazarız bundan basiti yok bizim için hatta bizden iyisini ilkokul öğrencileri yazar çünkü onlar yeni moda küfürlerin içinde büyüyor… küfür etmemek iyidir-küfür etmek kötüdür,bunu ahlak sahibi herkes böyle bilir,buna göre küfrü savunan ahlaksızlıktan asilikten hoşlanıyor demektir,bundan hoşlanan böyle şarkıları dinler,hoşlanmayan da bizi dinler çünkü biz coşkuyu küfürsüz de yakalıyoruz.
Kariyerinizde keske yapmasaydım dediğiniz hatalarınız oldu mu hic?
Kolera: Oldu ,hala da oluyor…Ben hem duygusal biriyim,hem de en az diğer insanlar kadar aptal olabiliyorum ,kim her an pervasızca zekiliğini ve soğukkanlılığını yahut profesyonelliğini koruyabilir ki?Beşerler zaman zaman şaşarlar,yine de benim pişmanlıklarım iyi niyetimden yaptığım şeyler üzerine,bazen siz iyi birşey yaptığınızı sanarsınız ama onu haketmeyen birine yaptığınız için başınıza kötülük kesilir…
Son çalışmalarınızda tasavvuf türü üretime dayalı söz ve vurgu planlamasında ilerlediğinizi görüyoruz..Buna belli bir kararın ardından sonra mı başladınız,yoksa değişen veya artan dini duyguların şarkılarınızda yer alan bir tepkimesi mi ?
Kolera: Ben bir plan kurup plana gore yazmam,artan manevi duygular doğru cevap,onların yansımaları kalemimi etkiliyor,ne ile meşgulse ondan bahsediyor insan…bazen aştkan,bazen kederden,bazen alınganlıklardan,bazen tanıdıklardan,nihayetinde yazı sahibine aittir…
Rap muzigi disinda ilgi alanlariniz varmi?
Kolera: Büyük bir sinema severim.Çok fazla film izledim,izliyorum,zaten evdeki en büyük sıkıntı yeni aldığımız filmlerin eskiden izlemiş olduğumuz filmler çıkması.En çok gerilim-korku,dram ve biografileri izlemeyi seviyorum,müzik gruplarının biografileri hariç onları sıkıcı buluyorum.Fotoğraflarımı kendim çekiyorum bazılarını Sago çekiyor Sagopa’nın da fotoğraflarını ben çekiyorum,bu da ayrı bir zevk benim için, onların üzerinde photoshopla birşeyler yapmayı seviyorum şu günlerde dinleyicilerimin fotoğraflarını yapıyorum İnziva albümümle resim çekiliyor ve bana yolluyorlar ben de shoplayıp imzalıyorum,sitede paylaşıyoruz,yine benim ilgi alanlarım benimle ilgilenenlerin etrafında dönüyor.
Hollandayi nasil bilirsiniz?
Kolera: Hollanda’dan siyah lale tohumu almak istemiştim yoktu ancak satıcı 5li bir paketleri olduğunu söyledi 5 renk 1 tanesi siyah açıyor dedi ben de hemen aldım heyecanla anneme götürdüm o ekti her gün telefon açıp anne siyah lale çıktı mı diyordum o da kızım çıkarsa ben ararım seni diyordu ve nihayetinde 5 tohumda pembe çıktı Hollanda deyince aklıma ilk olarak bu olay geliyor.2. olarak ailelerimize peynir almıştık eksik vermişler Türkiye’de anladık laleden daha büyük kazıktı aslında ama lalelere daha çok üzülmüştüm.
Bunları gülelim diye anlattım tabi bunlar bir yana Hollanda mükemmel bir ülke o sevimli evler her evin penceresinde çiçekler,gönlünce yol boyu otlayan tombiş inekler,halkın sadece kendiyle meşguliyeti başkalarını bakışlarıyla taciz etmeyişi bunlar güzel şeyler tüm bunlarla Hollanda yaşanılası bir ülke,kim istemez ki böyle bir yerde yaşamayı?
Ancak Amsterdam’a inince korku sarıyor,bütün o korkunç günahlar alenen işlenirken vuran çan sesiyle ürkmemek mümkün değil Amsterdam çok büyülü bir yer beni çok etkiliyor aslında ama aynı zamanda ürkütüyor da…Deniz seviyesinden bu kadar düşük olması bu günahlarla büyük dezavantaj Allah orada yaşayan bütün kardeşlerimizi korusun.Biraz dramatik oldu ama gönlümden geçti söylemek sürç-ü lisan ettiysek affola..
13 Haziranda Hollanda’nin Tilburg kentinde Sagopa Kajmer konseri var, Bu konserde sizde sahnede olucakmisiniz?
Kolera: Olmak isterdim ama malesef yokum.
Hollanda’daki Turkler arasinda bircok hayraniniz var, Hayranlariniza demek istediginiz birsey var mi?
Kolera: Mesafelerin önemi yok biz hep beraberiz,onları çok seviyorumuzak olsa da mesafeler. Yanımda olduğunuz için teşekkürler.
Hollanda’daki Turkler ve Magazine Turka adina tesekkur ediyoruz, eklemek istediginiz birsey?
Kolera: Ben de sizlere teşekkür ediyor ve Hollanda’daki bütün Türk kardeşlerime selamlarımı söylüyorum.
Tesekkur ediyoruz…
Resimler: Melankolia.com.tr
Esen Güler Özyavuz, nam-ı diğer rap müziğindeki tanınan ismiyle Kolera ikinci solo albümü İnziva’yı çıkardı. “Sözlerin kuvveti, müziğin gücü ve Kolera’nın inzivası” şeklinde özetlenebilecek albüm, Türkçe rap albüm satış listelerinin tozunu attırıyor.

15 yaşında iken Sagopa Kajmer ile tanışarak rap müziğine başlayan Kolera, daha sonra Yunus Özyavuz (Sagopa Kajmer) ile evlenerek rap müziği konusunda önemli mesafeler katetti. İnsanlardan uzak, münzevi bir hayat yaşayan Kolera, yaşadıklarından ve kamil insanların anlattıklarından beslendiğini belirtiyor. Evliyaların kıssalarından oluşan bir kitap hazırladığını ve bu kitabın gelirini bağışlayacağını söyleyen sanatçı, “Evliyaların hepsi bize yol gösterici, hepsi dost! Geylani, Aziz Mahmud Hüdâi, Hz. Mevlânâ, Hz. Rabia, Ahmet Bedevi, Harrani Hz., Bişr-i Hafi, Bayezid-i Bestami, Hasan-ı Basrî, Mehmet Emin Tokadi... Hızır (as)’ın dostu Beşiktaşlı Yahya Hazretleri aklıma gelince hemen gözlerim dolar.” diyor. Beş vakit namaz kıldığını söyleyen Kolera, Rab karşısında sanatçılığın hükmünün olmadığını kaydederek aradığı mürşidi bulamadığını, Şems ile Hz. Mevlânâ’nın yaşadığı gibi bir mürşid-derviş ilişkisi yaşamak istediğini ifade ediyor. “Mürşidimin dizinde uyumak, ona her aklıma takılanı sorabilmek istiyorum. Bayan olduğum için işimin zor olduğunu düşünüyorum, yine de hepimizin mürşidi Allah (cc)’tır.” diyen rap’çi, hayranlarının internet başında vakit geçirmesine ise üzüldüğünü kaydediyor. “Hayranlarımın internet başında vakit geçirmesini doğru bulmuyorum. Gençlerin msn illetinden kurtulmasını dilerim.” diyen Kolera, genç hayranlarının Necip Fazıl’ın ‘Reşahat’ tefsirini okumasını istiyor. Melankolia sanatçılarının albüm çalışmalarının devam edeceğini söyleyen Kolera, Melankoliawear adıyla hazırladıkları tekstil ürünlerini yakında piyasaya sunacakları ve Sago’nun Pesimist Ep serisinin 5.sini hediye edeceklerini kaydediyor.

On beş gibi çok küçük sayılabilecek bir yaşta hem Sagopa Kajmer hem de rap ile tanıştınız. Bu tanışıklık olmasa hâlâ break dans yapan birisi mi olurdunuz? Gençlik hayallerinizde kendinize hangi rolleri biçiyordunuz?
Her halükarda dansa devam etmezdim. Çünkü bu bir hobi gibi idi. Tıpkı skate parkta paten kaydığım ortaokul zamanları gibi... Turizm ve otel işletmeciliği mezunuyum. Her zaman turizmci olmak istedim. Ortaokul bitince meslek liseleri sınavını kazanıp liseyi de turizm üzerine okudum. Mezun olunca üniversiteyi de... Hayallerime başrolü hep turizmle biçtim, içine girince de nefret ettim… Mecbur kalmadıkça yapmayacağım bir meslek.
Sagopa ile evlenmeye karar vermenizde ne etkili oldu? Onun hayata bakışı mı, yaptığı müzik tarzı mı?
Birbirimizi 10 yıldır tanıyoruz. Çok iyi arkadaşız, ben onun, o da benim iyi niyetimi bilir, birbirimizi hep çok seven iki kişiydik. Onu sevmeme neden olan şey müziği ya da hayata bakış açısı değil, tertemiz kalpli Yunus oluşu…
Müzik dışında neye vakit ayırıyorsunuz, sözlerinizi besleyen dinamikler neler?
Müzik ve çalışmalardan arta kalan zamanda bazen kitap okuruz, bazen film izleriz, bazen mutfakta oyalanırız, bazen öylece oturur sohbetleşiriz. Sözlerimizi besleyen yaşadıklarımız ve kamil insanların anlattıkları…
Kendinizi çok sakladığınızdan şikayetçi dinleyiciler. Niye uzakta duruyorsunuz?
Kendimizi saklama amacımız yok. Sadece çok fazla ortada görünüp can sıkmak istemiyoruz.
Sagopa Kajmer’in en çok hangi parçasını seviyorsunuz? O sizin hangi parçanızı beğeniyor? Bunlar dışında çok sevip de dinleyici ile paylaşmadığınız şarkılar var mı?
Aralarında ayırım yapmak mümkün değil her parçası olabilecek son noktada. O ise İnziva albümünü tamamıyla çok beğeniyor. Zor İş adlı şarkı sanıyorum favorisi.. Benim albüme koymaktan vazgeçtiğim bir şarkı var, hayli sertti. O nedenle sözlerini değiştirip sonradan paylaşacağım inşAllah. Sagopa’nın da benim için yaptığı bir parça vardı. Paylaşmadık ama tek verse yapıp bıraktı. ‘Onun yerine başka bir parça yapacağım’ dedi ve ‘Baytar’ı yaptı.
Kendiniz için neden bir hastalık olan Kolera ismini seçtiniz?
Bu ismi rap yapmadan önce kullanmaya başlamıştım. Küçük yaşlarda grafiti yapmayı da deniyordum. Hep bu ismi yazıyordum, sonra da değiştirmedim. Kolera adı her şekilde hâlâ hoşuma gidiyor, çünkü bu ismi küçükken koydum, küçüklüğümden beri de kullanıyorum Kolera gelmişi ve geçmişiyle Esen demek.
Feridüddin Attar ve Hz. Mevlânâ’ya da selam verdiğiniz son albümünüzün ismi İnziva. Bu albümde sıkça manevi sözler geçiyor. Albüm öncesi yaşadığınız süreç bir tür inziva mı? Hiç inzivaya çekildiniz mi?
Daha önce hiç inzivaya çekilmedim ama hayatımı insanlardan uzak yaşadığım söylenebilir...
Rap yapan bir sanatçı olarak Rabb’le irtibatınız nasıldır? Onunla konuşurken hangi kelimeleri seçersiniz kendinize? Rabb karşısında sanatçılık yoktur. O’nun bir kulu olarak herkes gibi irtibat kurarım. O’nunla konuşurken en çok ‘Ya Rabbel alemîn’ derim. Böyle hitap edilmesini sevdiğini de okumuştum. Türkçesiyle ‘Ey alemlerin Rabbi ve canım Allah’ım’ da sık derim.
Beş vakit ibadet ettiğinizi söylüyorsunuz. Sizi seven gençlere bu anlamda önereceğiniz bir şey midir namaz? Allah’ın (cc) emri yanında benim önerimin ne hükmü ya da ne önemi var ki? Namaz kesinliktir.. Farzdır…
İnternete sürekli takılan büyük bir hayran kitleniz var. Vakitlerinin çoğunu orada geçiriyorlar? Bunu doğru buluyor musunuz?
Bulmuyorum ve genç yaşlı herkesin msn illetinden kurtulmasını dilerim… Belki iş veya sevdiklerle görüşmek konuşmak için yararlı bir icat olabilir ama aynı zamanda gençlerin hem vaktini hem de dilini çalan bir numaralı icat. İyice dejenereleşen Türkçe ve dejenereleşen arkadaşlıklar, seviyesiz sohbetler, su gibi akan zaman, boşa geçen anlar…
Evliyalarla ilgili bir kitap yazdığınızı söylüyordunuz? Ne zaman bitecek? Evliyalardan sizi en çok etkileyen hangisidir? Evliyaların kıssalarından oluşan bir kitap hazırlıyorum; hem çok manevi hem çok eğlenceli hem de çok bilgilendirici bir kitap olacak inşAllah. Nasip olursa gelirini de bağışlayacağım… O kadar güzel şeyler okuyorum ki, onları yalnız kendime saklamak istemiyorum. İnsanlar zamanın bereketsizliği belki de üşengeçlikleri nedeniyle pek araştırmacı değiller. Herkes adına araştırırım yeter ki okumaya gönül olsun… Evliyalarımızın hangi birini hangisinden ayırmak mümkün? Hepsi bize yol gösterici, bize dost! Geylani, Aziz Mahmud Hüdâi, Hz. Mevlâna, Hz. Rabia, Ahmet Bedevi, Harrani Hz., Bişr-i Hafi, Bayezid-i Bestami, Hasan-ı Basrî, Mehmet Emin Tokadi... Kesinlikle saymak mümkün değil. Hızır aleyhisselamın dostu Beşiktaşlı Yahya Hazretleri aklıma gelince hemen gözlerim dolar. Onu da bir ayrı severim…
Son albümünüzde ‘Bir mürşidi kâmil arıyor gözlerim bitkin’ diyorsunuz. Aradığınız mürşidi buldunuz mu?
Hayır bulamadım. Ben Şems ile Hz. Mevlânâ’nın yaşadığı gibi bir mürşid-derviş ilişkisi yaşamak isterdim. Mürşidimin dizinde uyumak, O’na her aklıma takılanı sorabilmek… Bayan olduğum için işimin zor olduğunu düşünüyorum. Ama hepimizin mürşidi Allah (cc)’tır. Hadisler ve evliyalarımız da yazdıklarıyla söyledikleriyle her an yolu göstermede.
Çok neşeli bir kişiliksiniz, ancak sözlerinizde melankoli var. Sözlerinizi yaralayan ne?
Dünyayı sevmiyorum, bu nedenle her zaman melankoli parçalarım da olacaktır…
İnsan kendi şarkısına ağlar mı? Sizi bu albümde ağlatan bir parça oldu mu?
Evet insan kendi parçasında ağlayabilir, çünkü onu kendi duygularıyla yazdı, kendi duygularıyla söyledi, neden ağlamasın? Bir arkadaşım vefat etmişti ona bir parça yapmıştım. Dinlersem ağlıyordum, çünkü bana onu hatırlatıyordu. İnziva albümünde de ‘bir dilek hakkı’nın nakaratında ağladım. Oradaki maneviyat beni içlendiriyor..
Sizi hayatta ne ağlatıyor?
En kolay yapabildiğim iş ağlamak. Beni her şey ağlatabilir; kedimin şirinliğine, bir çiçeğin güzelliğine bile ağlayabilirim.
Bar ortamlarında şarkı söylememeyi tercih ediyorsunuz. Kurbağalı derede balık tutmama tavrınızın nedeni nedir?
Kurbağalı deredeki balıkların ızgarası güzel olmuyor, yoksa biz de ızgara oluruz.
Sürprizleri seviyorsunuz. Dinleyicilerinize buradan bir sürpriz yapabilir miyiz? Hangi parçaya klip çekeceksiniz?
Hiç söylemedim sürpriz olsun diye, o yüzden koruyayım sözümü..
Kolera (asıl adı Esen Özyavuz) İstanbul doğumlu bir rap müzisyenidir.
Turizm ve Otel işletmeciliği Yüksek Okul mezunu sanatçı 1998 yılında Yunus Özyavuz (Sagopa Kajmer) ile tanıştı ve rapi fiilen icra etmeye başladı. - İlk kaydını 1998 yılında Kuvvetmira Stüdyosu nda İnkar Boşuna adlı parçaya yaptı. [[-Aynı sene Silahsız Kuvvet ile Neden Ağlıyorum ve Dünden Kalma Hayaller adlı parçaları kaydetti.
-1999 Senesinin sonunda yoğun okul ve iş temposu nedeniyle rape 2 yıl süreyle ara verdi. - 2001 senesinde ilk Underground EP sini internet yoluyla dinleyicilere servis etti.
- 2002 yılında Eksik Eylüllerin Geciken Yağmurları, Psikolog, Komada Martı gibi şarkılar yaptı.
- 2004 yılında Sagopa Kajmer'in Bir Pesimistin Gözyaşları adlı albümünde sanatçıya ,Kalp Atışlarım 78 BPM adlı parçada eşlik etti.
- Aynı sene Sagopa Kajmer düetleri, Günlerim Ağlak(Dişikişilik) ve Aklımın Odaları adlı 2 parçayı internet yoluyla servis etti.
- 2005 yılı başında Sagopa Kajmer Pessimist EP 3 te Süper Sperm adlı parçaya eşlik etti.
- Aynı sene,Sagopa Kajmer'in Romantizma albümünde, Sago Vs Kolera adlı parçaya eşlik etti.
- 24.09.2005 te prodüktörlüğünü Sagopa Kajmer'in yaptığı ilk solo albümü ,Karantina Embryo'yu İrem Records etiketiyle dinleyenleriyle buluşturdu.
- Yine 2005 yılında Kuvvetmira Disstortion EP.de 2 düet parça ile hazır bulundu.
- Aynı sene,kendi albümlerini çıkarmak ve yeni yeteneklere daha geniş imkanlar sunarak, kapılar açmak üzere Sagopa Kajmer ile 11.08.2005 te kendi plak şirketleri Melankolia Recordsı resmen kurdular. - 1 Ağustos 2006 da Sagopa Kajmer (Yunus Özyavuz) ile evlendi. - Aynı sene 2006 yılında Kuvvet Mira ailesi olarak "Kafile" albümünü Melankolia Records plak şirketi üzerinden çıkardılar. Bu albümde Kolera'nın 1 adet şarkısı 2 adet düeti bulunmakta... - 2007 yılında Sagopa Kajmer ile düet albüm olan İkimizi Anlatan Birşey albümünde yer aldı.
|